Osmanlı İmparatorluğu’nda Selanik

Selanik-Osmanli-Tarih-2

5 yüzyıl boyunca Osmanlı egemenliğindeki Selanik çokuluslu bir kentti. Kentte nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan üç ana etnik gruptan başka (Yunanlar, Türkler ve Museviler) Arnavutlar, Müslümanlaştırılmış Museviler, Vlahlar, Slavlar ve çeşitli Avrupa ülkelerinden Museviler de yaşamaktaydı. Onlarla beraber kentin ekonomik hayatına önemli etkisi olan az sayıda Avrupalılar da bulunmaktaydı: İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Maltalılar.

Selanik 19.03.1430 yılında birçok rehineyi kurtarmış, surları ve kuleleri onarmış ve birçok kişiye ev, manastır ve kilise bağışlayan Sultan 2. Murat tarafından fethedilmiştir.

Selanik’te çok fazla sayıda cami mevcuttu: 38 adet minareli cami ve 49 adet minaresiz mahalle camii. Camiler, okulları ve medreseleriyle Müslümanların din ve eğitim hayatlarının merkeziydi. Ayrıca güncel haberleri öğrenmek ve kentin problemlerini tartışmak için de camide buluşulduğundan toplum hayatının da önemli bir bölümünü oluşturmaktaydı.

Müslümanların hayatında dervişlerin yaşadığı tekkelerin işlevi de büyük öneme sahipti. Selanik’in neredeyse her ilçesinde bir tekke mevcuttu. Çeşitli tavsiyeler almak veya hastalıklarına çare bulmak için hem zenginler hem fakirler dervişlere koşardı. En ünlü tekkeler Bektaşilere ve Mevlevilere ait olanlardı.

Selanik-Hamza Bey-eski

İnançlıların namazdan önce yıkanmaları için şart olan kent hamamlarının sayısı da oldukça fazlaydı. Sultan Murat, “Bey Hamamı” adıyla kentin merkezine ilk Türk hamamını inşa etmiştir.

Selanik, 19. yüzyıla kadar Rumeli yani Balkanlar’ın beylerbeyine bağlı bir sancaktı.

Selanik’te kadı da büyük öneme sahipti; hukuksal yükümlülükleri dışında tüm devlet hizmetlerinin denetiminden de sorumluydu.

Frenk olarak adlandırılan yabancı uyruklular, Avrupa devletlerinin konsolosları, konsolosluk çalışanları ve tüccarların da küçük bir kısmı kentin sosyal ve ekonomik hayatında önemli ölçüde söz sahibiydi.

 

Loncalar

Selanik sakinlerinin hayatında tüm profesyonellerin üye olmak zorunda olduğu loncalar da büyük öneme sahipti. Piyasaya loncalar şekil verirdi: hammaddeleri satın alıp üyelerine dağıtır, malların fiyatlarını belirler, ürünlerin kalitesini kontrol eder ve kurallara uymayan üyeleri cezalandırırlardı.

  1. yüzyılın ortalarında Selanik’te 1.800 – 2.000 mağazanın üye olduğu, 125 ile 130 arası lonca bulunmaktaydı. Bu mağazaların %40’ı Yunan, %33’ü Türk, %27’si de Musevilere aitti.

 

Başlıca meslekler şunlardı: Susam yağı tüccarlığı, üzüm tüccarlığı, fırıncılık, içki üreticiliği, makarna üreticiliği, balıkçılık, kasaplık, leblebicilik, aşçılık, helvacılık, bozacılık, bakkallık, pastanecilik, un üreticiliği, yoğurtçuluk, börekçilik, meyve satıcılığı, arpacılık, peynircilik, kahvecilik, dokumacılık, terzilik, iplikçilik, çuha imalatçılığı, terlikçilik, havlu üreticiliği, ipek üreticiliği, deri tabakçılığı, ayakkabıcılık, ayakkabı tamirciliği, nalbantlık, kalaycılık, tenekecilik, kazancılık, sepet örücülüğü, kuyumculuk, sarraflık, sabunculuk, tellallık, hamamcılık, yorgancılık v.s.

 

Türkçe kelimelerden gelen Yunan soyadları

Moumtzis, Bakirtzis, Baltatzis, Basmatzis, Bostantzis, Pestemaltzis, Rakitzis, Samartzis, Sapountzis, Sepetzis, Sirketzis, Simitzis, Tamburatzis, Tamirtzis, Teretzis, Tutuntzi, Tsesmezis, Tsohatzis, v.s. Ayrıca –oğlu ekiyle biten birçok soyadı da mevcuttur: Arnaoutoglou, Aslanoglou, Papazoglou, Pesmatzoglou, Ouzounoglou v.s.

 

Osmanlı döneminden günümüze ulaşan yapılar

Α) İstihkam Eserleri

Kentin istihkâm surlarının bir parçası olan Beyaz Kule, Selanik Limanı’na hâkimdir. 6 katlıdır; yüksekliği 34 metre ve çevresi ise 70 metredir.

Beyaz Kule, kentin fethedilmesinden sonra Osmanlılar tarafından daha önceden var olan Bizans Kulesi’nin yerine inşa edilmiştir. İnşasında ünlü Mimar Sinan’ın fikri alınmıştır. Dış avlusunun (günümüzde yıkılmış olan) girişinde bulunan ve büyük ihtimalle avlunun tarihi olan 1535-1536 tarihli Türkçe yazıtta belirtildiğine göre kulenin ilk adı “Leon Kulesi”ydi. 17. yüzyıldan itibaren gayrı resmi olarak “Kalamaria Kalesi – Kelemeriye Kalesi” ve “Yeniçeri Kulesi” olarak adlandırılmıştır. 1826 yılında yeniçeri ocaklarının dağıtılmasından sonra “Kanlı Kule” adını alarak idamlık mahkûmların yerleştirildiği bir zindan olarak işlemeye başladı. 1883 yılında Sultan 2. Abdülhamit, Selanik Valisi’ne Kule’ye Lefkos Pirgos (Ak Kale) adının verilmesini emretti.

Selanik-Beyaz-Kule 2

Beyaz Kule’nin etrafında, üç küçük sekizgen kuleye ev sahipliği yapan ve 1917 yılında yıkılan alçak sekizgen bir avlu mevcuttu. Günümüzde Bizans Medeniyeti Müzesi olarak hizmet vermektedir.

Beyaz Kule’den başka çevresi daire şeklinde olan bir kule de “Fetih Kulesi” veya “Üçgen Kulesi”dir. Bu kulenin yakınında “Yedikule” kule grubu bulunmaktadır. Burada Bizans kalesi ve eski zindanlar bulunmaktadır.

 

Β) Camiler

  1. Alaca İmaret: 1484 yılında inşa edilmiş ve adını caminin yakınında bulunan imaretten almıştır.
  2. “Hamza Bey Camisi”: 1467 yılında inşa edilmiş, 1620 yılında ise yenilenmiştir. Günümüzde metro inşaatı boyunca bulunan arkeolojik buluntulara ev sahipliği yapmak üzere restore edilmektedir.
  3. “Yeni Cami”: 1902 yılında inşa edilmiştir ve Müslümanlaştırılmış Museviler olan dönmelerin ibadet yeri olarak kullanılmaktaydı. Günümüzde sergi alanı olarak değerlendirilmektedir.
  4. “Lebet Camii”: Garnizondaki Müslüman mahpuslara hizmet vermesi için Pavlou Mela Garnizonuna inşa edilmiştir.

Selanik-Yeni-Cami

 

C) Hamamlar

Yunanistan’ın en büyük, Selanik’in ise ilk Osmanlı hamamı olan “Bey Hamamı” (Cennet Hamamı) 1444 yılında inşa edilmiştir. Binada Arkeoloji Müdürlüğü bulunmaktadır ve ziyarete açıktır.

Günümüze kadar ulaşan diğer yapılar ise Louloudadika bölgesindeki “Paşa Hamamı” (Her ikisi de 16. yüzyıla aittir), “Yahudi Hamamı” ve “Yeni Hamam”dır.

Selanik-Bey-Hamami-1

 

D) Osmanlı dönemine ait diğer eserler

1) Bedesten

Sultan 2. Mehmet döneminde inşa edilmiştir (1455-1459). Venizelou ve Solomou Sokaklarının köşesinde, Hamza Bey Camii’nin ve kentin eski belediye binasının karşısındadır. Dört kenarının her birinde bir giriş kapı bulunan dikdörtgen bir yapıdır. Binanın 6 adet kurşun kaplama kubbesi vardı. Kentin büyük bir bölümünü yok eden 1917 yangınından önce, Bedesten’de 113 adet dükkân bulunmaktaydı. Binadaki çökme ve tahribatlar sebebiyle 1980 ve 1990’larda güçlendirme çalışmaları yapılmıştır. Günümüzde bedesten çeşitli dükkânlara ev sahipliği yapmaktadır.

Selanik-Bedesten-1

Yunanistan’da günümüze kadar ulaşmış olan iki adet bedestenden biridir (diğeri Serez’de, Serez Arkeoloji Müzesi’ne ev sahipliği yapmaktadır).

2) Alatini Köşkü (Villa Alatini)

19. yüzyıla ait, üç katlı Alatini Villası, Selanik Belediyesi’nin doğusunda (Vasilisis Olgas Caddesi) Depo bölgesindedir; Selanikli Musevi fabrikatör Alatini’lere ait olan bu yapı günümüzde Selanik Valiliği’ne ev sahipliği yapmaktadır. Sultan 2. Abdülhamit, 1909 yılında İstanbullu Jön Türkler tarafından Selanik’e sürgün edildiğinde Alatini Villası’nda kalmıştır.

Selanik-Alatini-Villasi-1

3) Villa Bianca

Aynı cadde üzerinde bulunan Villa Bianca, günümüzde restore edilmiş olarak Balkan kentleri ağına ev sahipliği yapmaktadır. 19. yüzyılda, Selanik’in önde gelen Diaz-Fernandos ailesinin konutu olarak inşa edilmiştir.

4) Mordoh Villası

Vasilisis Olgas Caddesi ve 25 Mart Sokağı’nın köşesinde bulunan Mordoh Villası 1905 yılında inşa edilmiştir. Önce Türk Tümen Komutanı Şeyhullah Paşa’nın konutuydu. 1923 yılında Salom kardeşlere satıldı ve devamında da Samuil Mordoh’un mülkiyetine geçti. Günümüzde Selanik 5. Dairesi ve Selanik Çevre Değişim Müdürlüğü’ne ev sahipliği yapmaktadır.

5) Levi Modiano ve Hafız Bey Villaları

1888 yılında Vasilisis Olgas Caddesi’nde, bügünkü Mihailidis konağı olan Levi Modiano Villası (diğer adıyla Themeli) ve bugünkü Görme Engelliler Okulu’nun bulunduğu Hafız Bey Villası inşa edilmiştir.

 

Ε) Atatürk Müzesi

Selanik’in sahip olduğu birçok müzenin içinde, Türkiye Konsolosluğu’nun hemen arkasında bulunan Atatürk Müzesi de önemli bir yer tutmaktadır. Müzeye Apostolou Pavlou Sokağı’nda, Kemal Atatürk’ün doğduğu ev, ev sahipliği yapmaktadır. 1935 yılında Selanik Belediye Meclisi bu evi Türk Devleti’ne bağışlamıştır ve devamında da ev müzeye dönüştürülmüştür. 1981’de bina yeniden eskiden olduğu gibi pembeye boyanmıştır. İçindeki mobilyaların çoğu orijinaldir. Bazı eksik olan mobilyalar Anıtkabir2den ve İstanbul Topkapı Müzesi’nden getirilmiştir.

kemal-ataturks-house-in-thessaloniki

Ziyaretçiler duvarlarda Mustafa Kemal’in hayatının çeşitli evrelerinden fotoğraflar görebilir. Bina 2 katlıdır. İlk katta misafir salonu, Mustafa Kemal’in annesinin odası, oturma odası ve mutfak bulunmaktadır. İkinci katta ise 1881 yılında Kemal Atatürk’ün doğduğu oda vardır. Bir diğer odada kişisel eşyaları sergilenmektedir ve duvarlarda da okulla ilgili belgeleri mevcuttur.

Kaynak: Dimitriadis Vasilis – Girit Üniversitesi emekli profesörü ve Selanik, Makedonya Tarih Arşivi Müdürü.