Selanik’in Tarihçesi

Selanik-Iskender

Selanik ayrıcalıklı coğrafi konumu sayesinde tarih boyunca önemini ve değerini hiç kaybetmedi.

M.ö. 315 yılında, kente Büyük İskender’in üvey kardeşi olan eşinin adını veren Makedonya Kralı Kassandros tarafından kuruldu. Kentin kurulmasından önce o bölgede Thermaikos Körfezi’ne adını veren Thermi adında küçük bir yerleşim bölgesi bulunuyordu. Bunun nedenle Selanik’e “Thermaikos’un Perisi” de denir.

Kısa sürede bölgenin önde gelen kenti, Makedonyalıların sağlam kalesi ve gözde yerleşim bölgesi haline geldi ve son olarak da Makedonya’nın en önemli limanı oldu.

Selanik-Beyaz-Kule-Eski

Romalılar, M.ö. 168 yılında kenti fethettiklerinde, onu Makedonya Bölgesi’nin başkenti yaptılar; özerklik tanıdılar ve “Özgür Kent” unvanını verdiler.

Ticaretin, denizciliğin ve el sanatlarının gelişmesiyle Selanik büyük nüfuslu zengin bir kent oldu. M.s. 54 yılı civarında Havari Pavlos’un Selanik’ten geçmesiyle, kent Hıristiyanlığın Avrupa’ya “Giriş Kapısı” oldu.

Kent, Meriç Nehri ve daha sonra İstanbul’a kadar uzanan ünlü “Egnatia Yolu” (Via Egnatia) sayesinde, başta Roma olmak üzere tüm İtalya’ya bağlanıyordu.

Kentin ilk trajik olayı M.s. 390 yılında, İmparator Büyük Theodosios’un, Antik Yunanistan’ın dini ibadetlerini yerine getirmesine karşı aşırı önlemler alması ve Hıristiyanlığı kabul etmesine karşı çıkan halkın ayaklanması sonucunda toplu kıyım ilan etmesiyle gerçekleşti.

Selanik-Sahil-Eski

M.s. 7. yüzyılda Havari Kirilos ve Methodios Yunan Alfabesi’nin büyük harflerini kullanarak Slav Alfabesi’ni (Kiril) yaratarak Slavları uygarlaştırdı; onlara yazmayı öğretti ve Hıristiyanlığı kabul ettirdiler.

M.s. 904 yılında Giritli korsan Sarazenler Selanik’e saldırarak kentin hazinelerini çaldı, birçok esir alarak kentten ayrıldı.

M.s. 1185 yılında ise Kuzey Avrupa’dan gelen Normanlar kenti ele geçirerek yağmaladı ve birçok insanı öldürdü. Bunun ardından da Konstantinopolis’i fethetmeye karar verdiler fakat Bizans İmparatoru İsaakios Angelos’un savunma için gönderdiği ordu Normanları durdurdu.

M.s. 1204 yılında Franklar’ın kentte hâkimiyet kurmasıyla Latin Krallığı’nın başkenti oldu. M.s. 1223 yılında Theodoros Angelos Komninos, Franklar’ı Makedonya Bulgarları’nı kentten atarak Selanik’i yeni Yunan devletinin başkenti yaptı. Bizans devletinin M.s. 1261 yılında yeniden düzenlenmesiyle Selanik Despotluğu’nun başkenti oldu.

29 Mart 1430’da Sultan 2. Murat Gelibolu donanmasıyla bu kenti de ele geçirdi (Ayrıntılar için Osmanlı döneminde Selanik’e bakınız).

Selanik-Kemer-Eski

1821 Yunanistan devriminden önce Selanik her alanda çok gelişmiş bir kentti. Güney Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra kentin yöneticileri bölgeye düzen ve güvenlik getirdiler. Özellikle Museviler tarafından dünyaca meşhur okullar kuruldu; buradan mezun olanlar ileri eğitim için Avrupa’ya giderdi.

1871 yılında, kenti Sırbistan, Viyana, Paris ve o zamanki Konstantinoupolis’e bağlayan ilk demiryolu inşa edildiğinde kentin ekonomik ve kültürel yükselişi hız kazandı. Bankalar, endüstriyel ve ticari tesisler yapıldı; yüksek okullar kuruldu ve yerel gazeteler çıkarılmaya başlandı.

Selanik, kente Avrupa karakterini kazandıran yeni binalar ve kamu işleriyle çağdaşlaşmaya başladı. Sahilyolu ve Hamidiye Caddesi yapıldı; Egnatia Caddesi düzleştirildi ve “Sabri Paşa” (Venizelosu Sokağı) ve “Mithat Paşa” (Agiou Dimitriou Sokağı) genişletildi. 1886’da liman inşaatı başladı. Yunanistan’da betonarme ile inşa edilen ilk binadır. Zamanın kamu binalarını ise “devrimci” olarak adlandırabiliriz. Hükümet Konağı (1891), İmparatorluk Lisesi (1887), Karargah (1903), Hastane (1902), Gümrük (1911) ve Sanat Galerisi (1905) mimarlık örnekleridir.

1912’de Balkan Savaşları’yla Selanik 26 Ekim’de Türk egemenliğinden çıktı ve kentin Yunanlara teslim protokolü imzalandı. 1. Dünya Savaşı’nda Selanik, İngiltere Fransa Dostluk Anlaşması çerçevesinde üçlü ittifakın yanında yer aldı.

1917’de kentin büyük bölümünü yok eden bir yangın oldu. Yeni Yunanistan yönetiminin çabalarıyla kentin kentsel ve mimari düzenlemesi hızlandırıldı ve Antik Yunan ve Avrupa öğeleriyle zenginleştirildi. Bunun sonucunda birçok Osmanlı ibadethanesi ve kamu kurumuna ait bina yıkıldı.

Selanik-Hagia-Sofya-Eski

Yunan-Türk nüfus mübadelesi kararının alındığı Lozan Anlaşması (1922 Küçük Asya Felaketinden sonra) sonucunda Küçük Asya ve Trakya göçmenlerinin yeni yerlerine yerleştirilmesi ve 1930’lu yıllardaki iç göç sonucunda bölgedeki nüfus dengelerinde önemli değişiklikler oldu. 3 Ekim 1926’da Uluslararası Selanik Fuarı açıldı.

  1. Dünya Savaşı’nda, Alman işgali sırasında kentin büyük Yahudi nüfusu katledildi. 46.000 Yahudi katledildi. Selanik’in Almanlardan kurtuluşu 27 Ekim 1944 yılında gerçekleşti.

1978 yılının Haziran’ında meydana gelen bir depremde 49 kişi hayatını kaybetti; çok kişi yaralandı ve 2,1 milyar drahmi maddi zarar oldu.

1997 yılında Selanik, Avrupa Kültür Başkenti oldu ve kültürel hayatını ve gelişimini dünyaya duyurma fırsatı elde etti.

Selanik-Tram-Eski

Bazıları için fukara ana, bazıları için aristokrat bir hanım, bazıları için Fransız ve bazıları içinse Osmanlı olan Selanik çekiciliğine zor karşı konabilecek bir kent. Giorgios Ioannou (edebiyatçı), Kostis Moskof (tarihçi, şair, ve deneme yazarı), Vasilis Tsitsanis (en önemli halk ve rebetiko şarkıcılarından biri), Stavros Kougioumtzis (müzisyen ve söz yazarı), Dionisis Savopoulos (besteci, söz yazarı ve yorumcu), Nikos Papazoglou (müzisyen, yorumcu ve ses kayıt üreticisi), Dinos Hristianopoulos (şair, yazar, dilbilimcisi ve eleştirmen) ve daha birçok yetenekli kişinin bu kenti bu kadar övmesi tesadüf olmamalı.